Kadınlar Viagra İçerse Ne Olur?

1. Giriş
Sildenafil sitrat, ilk olarak erkeklerde erektil disfonksiyon (ED) tedavisi için geliştirilmiş ve “Viagra” ticari adıyla 1998’de ruhsatlanmıştır. Halk arasında “küçük mavi hap” olarak anılan bu molekül, fosfodiesteraz-5 (PDE-5) inhibitörü olarak çalışır ve cGMP birikimini artırarak düz kas gevşemesine, dolayısıyla genital dokularda kan akışının artmasına yol açar. İlacın popülerliği ve espri konusu olması, işlevinin geniş kitlelerce bilinmesine neden olmuş; kadınlarda kullanım potansiyeli ise ancak son yıllarda sistematik olarak araştırılmıştır.


2. Erkeklerde Sildenafil’in Farmakodinamiği

  • NO–cGMP Yolu: Cinsel uyarılma sırasında nitrik oksit (NO) salınımı, guanilat siklazı aktive ederek cGMP üretimini sağlar.
  • Düz Kas Gevşemesi: Yükselen cGMP düzeyi, penisteki düz kas hücrelerinin gevşemesini tetikler ve penis arterleri genişleyerek ereksiyon oluşumunu destekler.
  • PDE-5 İnhibisyonu: Sildenafil, PDE-5’i bloke ederek cGMP yıkımını önler, böylece ereksiyon kalitesinde ve süresinde artış sağlar.

3. Kadınlarda Potansiyel Mekanizma
Kadın genital anatomisi de kan akışına bağlı mekanizmalarla çalışır: klitoral ve vajinal dokularda NO–cGMP ekseninin aktif rolü vardır. Sildenafil’in hedef aldığı PDE-5 enzimi, klitoral korpus kavernozum ve vajinal mukozada da bulunur. Bu nedenle ilacın, genital dokularda vazodilatasyonu artırarak arousal (uyanıklık), lubrikasyon ve orgazm kalitesini iyileştirme potansiyeli teorik olarak mevcuttur.


4. Klinik Çalışmalar

  1. 2003 UC Davis Çalışması (Oral Sildenafil)
    • Tasarım: Menopoz öncesi sağlıklı kadınlarda 50 mg sildenafil ve plasebo karşılaştırması.
    • Bulgular: Sildenafil grubunda uyarılma sırasındaki genital hassasiyet ve tatmin artışı gözlendi; ancak plaseboya kıyasla istatistiksel olarak sınırlı farklar kaydedildi. Baş ağrısı, yüz kızarması ve bulantı gibi yan etkiler daha sık bildirildi .
  2. Topikal Sildenafil Kremi (Faz 2b RESPOND Çalışması, 2024)
    • Tasarım: Premenopozal, birincil tanısı FSAD (Female Sexual Arousal Disorder) olan kadınlarda, genital bölgeye uygulanan %3,6 sildenafil kremi vs. plasebo krem; 12 haftalık randomize, çift-kör çalışma.
    • Sonuçlar:
      • Ana ITT Popülasyonu: SFQ28 Arousal Sensation ve FSDS-DAO başlıklarının co-primer uç noktalarında anlamlı fark saptanmadı.
      • Keşifsel Alt Grup (FSAD ± Azalmış Arzu): Sildenafil krem kullananlarda arousal duyusu, libido ve orgazm skorlarında plaseboya göre anlamlı artış; cinsel sıkıntı ve ilişkisel güçlüklerde azalma kaydedildi (P≤.04).
    • Güvenlik: 1.357 sildenafil kremli ve 1.160 plasebolu cinsel deneyimde ciddi yan etki oranı benzerdi; lokal tahriş nadirdi.
  3. Antidepresan Kaynaklı Seksüel Disfonksiyon Çalışmaları
    • Antidepresan kullanımına bağlı kadınlarda oral sildenafil, vajinal vasküler dolgunluğu ve klitoral yanıtı artırarak lubrikasyon ve ereksiyon benzeri tepkiyi iyileştirdiğine dair veriler bulunmakla birlikte çalışmalar küçük ölçekli ve tek dozludur.

5. Güvenlik Profili ve Yan Etkiler

  • Sistemik Kullanım (Oral): Baş ağrısı, yüz kızarması, flushing, dispepsi, hafif görsel değişiklikler (mavi bulanık görme).
  • Topikal Kullanım: Genellikle iyi tolere edilmiş; hafif lokal yanma veya tahriş bildirilmiş; sistemik maruziyet düşük olduğundan baş ağrısı ve flushing oranları oral forma göre daha az.
  • Ebeveyn/Partner Maruziyeti: Topikal uygulamada partner maruziyeti de güvenli bulunmuştur.

6. Onay Durumu ve Klinik Uygulama

  • Onay Durumu: FDA veya EMA tarafından kadın kullanımı için herhangi bir sildenafil ürünü henüz onaylanmamıştır.
  • Off-Label Preskripsiyon: Doktorlar, FSAD veya antidepresan kaynaklı cinsel disfonksiyon gibi spesifik durumlarda olası fayda/riski değerlendirerek tedaviyi deneyebilir.
  • Araştırma İleri Adımları: Faz 3 çalışmaları planlanmakta olup, hangi hasta alt gruplarının en çok yarar sağlayacağı araştırılmaktadır.

7. Alternatif Farmakoterapiler

  • Flibanserin (Addyi): Premenopozal HSDD (Hypoactive Sexual Desire Disorder) için FDA onaylı (günde bir kez).
  • Bremelanotid (Vyleesi): Premenopozal HSDD için on-demand SC enjeksiyon (cinsel aktiviteden 45 dak. önce).
  • Ospemifen (Osphena): Menopoz sonrası vajinal atrofi ve ilişkili ağrı için seçici östrojen reseptör modülatörü.
  • Yaşam Tarzı ve Psikososyal Yaklaşımlar: Eş ile iletişim, psikoterapi, cinsel terapistler.

Keşif

1. Başlangıç Noktası: Kardiyovasküler Tedavi Arayışı (1980’lerin sonu)

1980’li yılların sonlarına doğru, İngiltere’nin Kent bölgesinde faaliyet gösteren Pfizer araştırma merkezinde görevli bir farmakolog grubu, hipertansiyon (yüksek tansiyon) ve anjina pektoris (eforla gelen göğüs ağrısı) gibi kardiyovasküler rahatsızlıkların tedavisinde kullanılmak üzere yeni bir molekül ailesi üzerinde çalışıyordu. Araştırmanın hedefi, kan damarlarını gevşeterek miyokardın oksijen ihtiyacını azaltabilecek bir bileşik bulmaktı. Bu doğrultuda geliştirilen ve UK-92480 kod numarasıyla anılan bileşik, daha sonra sildenafil sitrat adını alacaktır.

Bu molekülün temel etki mekanizması, fosfodiesteraz tip 5 (PDE-5) enzimini inhibe etmesidir. PDE-5, damar düz kaslarında cGMP’yi yıkar; bu nedenle inhibisyonu, damar gevşemesiyle sonuçlanır. Teorik olarak, bu mekanizma anjina tedavisi için son derece uygun görünüyordu.


2. Klinik Denemeler ve Beklenmedik Gözlemler (1991–1993)

İlk faz I klinik denemelerde, sildenafil oral yoldan çeşitli dozlarda gönüllülere verildi. Denekler ilacı genel olarak iyi tolere ettiler. Ancak en dikkat çekici sonuç, hedeflenmeyen bir yan etki olarak ortaya çıktı: erkek deneklerin bir kısmı penil ereksiyon bildiriminde bulundu. Bu etki, planlanan farmakolojik etki alanından bağımsız olsa da araştırma ekibinin dikkatini çekti.

1993 yılına gelindiğinde, Pfizer’daki araştırmacılar bu “yan etkiyi” fırsata çevirebileceklerini fark etti. Kardiyak endikasyon arka plana atılarak, ilacın yeni bir terapötik hedefe yönlendirilmesine karar verildi: erektil disfonksiyon.


3. Terapötik Yön Değişikliği ve Etkinlik Kanıtları (1993–1996)

Pfizer, 1993 yılında erektil disfonksiyon hastaları üzerinde ilk çift-kör randomize kontrollü çalışmalara başladı. Sonuçlar son derece etkileyiciydi: sildenafil, erkeklerde cinsel uyarıya yanıt olarak yeterli ereksiyon sağlama kapasitesini belirgin şekilde artırıyordu. İlacın etkinliği, özellikle vaskülojik nedenlere bağlı ED hastalarında anlamlıydı.

Bu dönemde yapılan çalışmalarda, sildenafil’in sadece fizyolojik değil, psikoseksüel memnuniyet üzerinde de olumlu etkileri olduğu gözlemlendi. İlaç, cinsel aktivitenin doğal fizyolojisi ile uyumlu çalıştığı için kullanıcılar tarafından “doğal” bir çözüm olarak algılandı.


4. Ruhsatlandırma ve Tarihe Geçiş (1996–1998)

Pfizer, bu etkileyici sonuçların ardından 1996 yılında FDA’ya başvurdu. 27 Mart 1998 tarihinde ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından erektil disfonksiyon tedavisi amacıyla onaylandı. “Viagra” adıyla ticarileştirilen ilaç, kısa sürede dünya genelinde büyük bir başarıya ulaştı.

Viagra, onaylanmasının ardından ilk yılında yalnızca ABD’de 400 milyon dolardan fazla gelir elde etti. Aynı zamanda tıpta cinsel sağlık üzerine yapılan konuşmaların tabu olmaktan çıkmasına da önemli bir katkı sağladı.



İleri Okuma

  1. Boolell, M., Allen, M. J., Ballard, S. A., Gepi-Attee, S., Muirhead, G. J., Naylor, A. M., Osterloh, I. H., & Gingell, C. (1996). Sildenafil: an orally active type 5 cyclic GMP–specific phosphodiesterase inhibitor for the treatment of penile erectile dysfunction. International Journal of Impotence Research, 8(2), 47–52.
  2. Goldstein, I., Lue, T. F., Padma-Nathan, H., Rosen, R. C., Steers, W. D., & Wicker, P. A. (1998). Oral sildenafil in the treatment of erectile dysfunction. New England Journal of Medicine, 338(20), 1397–1404.
  3. Jackson, G., Benjamin, N., Jackson, N., & Allen, M. J. (1999). Effects of sildenafil citrate on human hemodynamics. The American Journal of Cardiology, 83(5), 13C–20C.
  4. Berman, J. R., Berman, L. A., Toler, S. M., Gill, J., & Maldonado, R. (2003). Safety and Efficacy of Sildenafil Citrate for the Treatment of Female Sexual Arousal Disorder: A Double-Blind, Placebo Controlled Study. The Journal of Urology, 170(6), 2333–2338. https://doi.org/10.1097/01.ju.0000090966.74607.34
  5. DeNoon, D. J. (2004, January 7). Viagra Improves Sex for Some Women. WebMD. http://www.webmd.com/sexual-conditions/news/20040107/viagra-improves-sex-for-some-women
  6. Osterloh, I. H. (2004). The discovery and development of Viagra: an unexpected story of medical innovation. Nature Reviews Drug Discovery, 3(7), 663–669.
  7. McMurray, J. J., & Pfeffer, M. A. (2005). Heart failure: Sildenafil in heart failure with preserved ejection fraction—hope or hype? European Heart Journal, 26(16), 1463–1465.
  8. Go Ask Alice. (2009, August 7). Viagra’s Effects on Women. Columbia University. http://goaskalice.columbia.edu/viagras-effects-women
  9. British Pregnancy Advisory Service (BPAS). (t.y.). Viagra (Sildenafil) Facts. https://www.bpas.org/bpasman/viagra


Yanlışlıkla Keşfedilen Orgazm Makinası: Dişilerde Üreme Sorunlarının Yaygınlığı ve Tedavi Eksiklikleri

Çoğu insan sadece erkeklerin orgazm ve üreme konusunda sıkıntıları olduğunu zanneder. Muhtemelen bu, birçok toplumda erkeğin “erkekliğinin”, üreme kapasitesiyle ve becerisiyle ölçülmesinden kaynaklanan bir algı yanılgısıdır. Ancak üreme sistemi sorunlarından sadece erkekler çekmez. Üstelik sadece kısırlık gibi iki cinsiyette de görülebildiği bilinen hastalıklardan söz etmiyoruz. Orgazm olma veya olabilme konusunda dişilerin de büyük bir kısmında ciddi sıkıntılar görülmektedir. Erkekte olduğu zaman “iktidarsızlık” gibi güçlü ve yaftalayıcı sözlerle bilinen bu bozukluklar, dişilerde olduğunda pek tanınmaz. Bu yazımızda sizlere insan dişilerinde sanılandan çok daha yoğun bir şekilde görülen “hatalı orgazm” sorunundan söz edeceğiz.

Viagra ile başlayalım… Viagra, aslında sertleşme sorununa çare olsun diye üretilmedi. İlk üretildiğinde amaç, hipertansiyonu tedavi edebilmekti. Ancak bilimde çok sıklıkla görüldüğü gibi, tıbbın bu sahasında da yapılan ufak bir hata, büyük bir keşfi beraberinde getirdi: Viagra, hipertansiyon üzerinde etkili olmaktan ziyade, erkeklerde penis sertleşmesi sorununu çözüyor gibi gözüküyordu!
Benzer bir hata sonucu yapılan bilimsel keşif de, dişi orgazmik bozukluğu olarak bilinen hastalıkta yaşandı! Şu anda ABD’nin North Carolina eyaletindeki Winston-Salem kentinde Girişimsel İleri Ağrı Yönetimi kliniğinde anestezist ve ağrı yönetim uzmanı olarak çalışan Stuart Meloy, bu keşfin arkasındaki isim. Her ne kadar amacı sırt ağrılarına iyi gelecek bir implant cihazı geliştirmek olsa da, ekipmanın testi sırasında ilginç bir gerçekle karşılaştı: ürettiği alet, kadınların cinsel doruk noktasına ulaşabilmesini sağlıyordu! Sözünü ettiğimiz bu keşif 15 sene kadar önce yapıldı ve o zamandan beri bu yanlışlıkla üretilen orgazm makinesinin piyasaya çıkarılması mücadelesi devam ediyor (ve hala başarıya ulaşamadı).
Sırt ağrısını tedavi etmek için Meloy genellikle hastalarının omurilik kanallarına elektrotlar yerleştiriyor ve elektrikle bu bölgelerdeki sinirleri uyararak acı ve ağrı uyartılarının beyne gitmesini önlemeye çalışıyor. Hastaların bu işlem sırasında uyanık kalması gerekiyor. Meloy, bu elektrotların kabaca nereye yerleştirilmesi gerektiğini bildiklerini; ancak spesifik yerlerin kişiden kişiye değiştiğini belirtiyor. Bu spesifik yeri belirlemek için hastalarına elektrodu nereye yerleştirdiğinde hafifçe gıdıklandıklarını soruyor ve aldığı cevaba göre yeri tespit ediyor. 1999 yılında bir hastasına bu aleti takarken, dişi hasta çığlıkla inleme arasında bir ses çıkardı. Meloy, aradan geçen onca seneden sonra, kadının nefesi yerine geldiğinde söylediği şeyi gururla tekrar ediyor: “Bunu nasıl yaptığını kocama öğretmek zorundasın!”
 
Dünya’daki kadın popülasyonunun tahminen %12-43 arasının herhangi bir üreme bozukluğu bulunuyor. NorthShore Üniversitesi Sağlık Sistemi Başkanı olan ve aynı zamanda Chicago Pritzker Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde görev alan Dr. Jeffrey Albaugh şöyle söylüyor:
“Bu durum inanılmaz derecede yaygın ve sıklıkla karşımıza çıkıyor. Birçok kadın bu tür sorunları sessiz bir şekilde yaşıyor.”
 
Meloy, 2001 yılında ürettiği aletin patentini almayı başardı. Sonrasındaysa ABD Yiyecek ve İlaç Müdürlüğü’nden (FDA) izin almak için çalışmalara başladı; ancak bu oldukça zor bir süreçti. Nihayet, 2006 yılında Lifestrim, Inc. firması tarafından desteklenerek 11 kadın üzerinde klinik bir deneye imza attı. Bu kadınların hepsinde ikincil anorgazmiya hastalığı bulunuyordu. Yani bu kadınlar hayatlarında en azından 1 defa orgazm olabilmişlerdi; ancak artık bir sebeple olamıyorlardı. Bu alet sayesinde kadınların %80’i yeniden orgazmik fonksiyon kazandı! İlginç bir şekilde, hayatlarında hiç orgazm olamamış birincil anorgazmiya hastalığına sahip kadınlarda alet hiçbir işe yaramadı.
Günümüzde erkek cinsel bozukluğuyla ilgili 5-6 farklı tedavi yöntemi bulunsa da, kadınlar için 1 tane bile bulunmuyor. Dişilere yönelik olarak üretilen birkaç ilaç FDA’den izin almak için geçilmesi gereken müthiş karmaşık ve zorlu süreç içerisinde bulunuyor; ancak bunların hiçbiri henüz markete sürülme aşamasına ulaşamadı. Dr. Albaugh’un söylediğine göre aslında her şey ilk ilacın onaylanıp markete çıkabilmesiyle başlıyor. Erkeklere yönelik olan ilaçlardaki müthiş patlama da bu ilk ilacın onaylanmasından sonra mümkün oldu. Çünkü ilk ilaç onaylandığında, bu ilaçların güvenli ve etkili olduğu anlaşılıyor ve süreç hızlanıyor.
 
Kaynak: Shaikh-Lesko, R. (2014, July 1). Accidental Orgasms. New Scientist, 17-20.