Apandisit

  • Apandisin ilhitaplanmasıdır. Bkz; Apandisit
  • Göbek deliği  çevresinde, sağ alt karın bölgesinde oluşan şiddetli ağrı apandisit belirtisidir. Bu ağır hastalığın en büyük tehlikesi, iltihabın karın bölgesine yayılıp ölümcül olmasıdır. Akut apandisitin tedavisi Apendisektomi‘dir.

Akut apandisit klinik belirtileri

Apandisit tipik olarak karnın sağ alt çeyreğinde, özellikle McBurney noktasında ağrıyla ortaya çıksa da, apendiksin pozisyonundaki değişiklikler ve bireysel anatomik farklılıklar, ağrının göbek altı veya göbek bölgesi dahil olmak üzere farklı bölgelerde algılanmasına yol açabilir.

Apandisitin klinik görünümü değişebilir ancak tipik olarak tanıya yardımcı olan bir dizi semptom ve bulguyu içerir. Bu spesifik klinik özellikleri anlamak, sağlık profesyonellerinin apandisiti doğru bir şekilde teşhis etmesi ve yönetmesi açısından çok önemlidir. Aşağıda belirtilen terimlerin ayrıntılı bir açıklaması bulunmaktadır:

McBurney Noktası: Bu, apandisitte en sık görülen ağrı bölgesidir ve anterior superior iliak omurgadan göbek kemiğine kadar olan mesafenin yaklaşık üçte biri kadardır. McBurney noktasındaki ağrı, apandisitin klasik bir belirtisi olarak kabul edilir.

Lanz Noktası: Bir diğer anatomik dönüm noktası olan Lanz noktası, bu iki noktayı birleştiren bir çizgi boyunca, sağ anterior superior iliak omurgadan sol anterior superior iliak omurgaya kadar olan mesafenin üçte birinde bulunur. Lanz noktasındaki ağrı aynı zamanda apandisiti de gösterebilir ancak McBurney noktasından daha az sıklıkla başvurulur.

Blumberg İşareti: Geri tepme hassasiyeti olarak da bilinen bu işaret, karın üzerindeki baskının aniden kalkmasıyla ağrı hissedildiğinde pozitiftir. Bu, iltihaplı apendiksin peritonu tahriş etmesi nedeniyle apandisitte yaygın bir bulgu olan lokal peritonite işaret eder.

Lokomotif Atış Ağrısı: Bu terim apandisit semptomlarını tanımlamada standart değildir. Bununla birlikte, başlangıçtaki yaygın, belirsiz ağrıya işaret ediyor olabilir ve daha sonra durum ilerledikçe sağ alt kadrana yerleşir.

Lokal Defansif Gerilim: Koruma olarak da bilinen bu, palpasyonla karın kaslarının istemsiz kasılmasıdır. Periton tahrişinin göstergesi olan ağrı ve iltihaplanmaya yanıt olarak koruyucu bir mekanizmadır.

Azalmış Peristaltizm: Apandisit bağlamında, lokalize peritonit ve iltihaplanma nedeniyle bağırsak seslerinde azalma meydana gelebilir. Bu, mide bulantısı hissine ve iştahsızlığa yol açabilir.

Kolonun Retrograd Vuruşuyla Sağ Alt Karında Artan Ağrı (Rovsing İşareti): Sağ alt kadrandaki ağrı, kolonun başka bir yerine, genellikle sol tarafa uygulanan basınçla arttığında bu işaret pozitiftir. Bu manevra dolaylı olarak iltihaplı apendiksi tahriş ederek ağrıyı şiddetlendirir.

Psoas Gerilme Ağrısı: Bu belirti, kalça ekleminin uzatılması, apendiksin üzerinde belirli pozisyonlarda bulunan psoas kasını tahriş ettiğinde ortaya çıkar. Apendiksin çekumun arkasında ve psoas kasının bitişiğinde yer aldığı retroçekal apandisit belirtisi olabilir.

İleri Okuma

  • Wagner, J. M., McKinney, W. P., & Carpenter, J. L. (1996). “Does this patient have appendicitis?” JAMA, 276(19), 1589-1594.
  • Andersson, R. E. B. (2004). “Meta-analysis of the clinical and laboratory diagnosis of appendicitis.” British Journal of Surgery, 91(1), 28-37.
  • Birnbaum, B. A., & Wilson, S. R. (2000). “Appendicitis at the millennium.” Radiology, 215(2), 337-348.

neonātus

Antik Yunancadaki νέος (néos) + Latincedeki nātus (Doğmuş, yapılmış); yeni doğan.

SayıTekilÇoğul
Hal / Cins.Mask.Fem.NötrMask.Fem.Nötr
Nominatifneonātusneonātaneonātumneonātīneonātaeneonāta
Genitifneonātīneonātaeneonātīneonātōrumneonātārumneonātōrum
Datifneonātōneonātōneonātīs
Akusatifneonātumneonātamneonātumneonātōsneonātāsneonāta
Ablatifneonātōneonātāneonātōneonātīs
Vokatifneonāteneonātaneonātumneonātīneonātaeneonāta

Doğumdan hemen sonraki süre veya yenidoğan ile ilgili. (Bkz; Neonatal)

Enterobacteriaceae

Sinonim:  Enterobakterie, Enterobacteriales,Enterobakterien, enterobakteri

  • Gram negatif, spor üretmeyen bakteri ailesidir.
  • Sindirim sisteminin florasının bir parçasıdır.
  • Antijenler:
    1. O-Antijeni: Lipopolisakkaridin sıcaklığı sabit polisakkarid zinciri
    2. H-Antijeni: Kamçının sıcaklıkla değişen proteini
    3. K-Antijeni: Kapsül polisakkaridi
    4. F-Antijeni: pilus proteini
    5. OMP-Antijeni: Porin
    6. Gruber-Reaksiyonu: tanınmayan bir antijeni, tanınan bir anitkor aracılığıyla tanıma.

Patojen Faktörleri

  • Epitel hücrelere tutunma.
  • İstilacılık(örneğin bağırsak epithel hücrelerine.)
  • Fagosit-direnci: Fagositozu engelleme, Fogositten canlı kurtulma.
  • Ekzotoksin
    1. Enterotoksin
    2. Sitotoksin
  • Endotoksin; Lipopolisakkarid

Hastalık belirtileri

  • Klasik enfeksiyon hastalıklarına sebep olur.
    1. Tifo
    2. Paratifo
    3. Veba
  • nosokomial hastalıkların etkenidir.
  • Diyare‘ye sebep olur.
    • Sekresyon tip
      1. genellikle ince bağırsağın Proksimal kısmında
      2. Enterotoksin(kolera-tip)
      3. Sulu dışkı 
      4. çoğunlukla ateşsiz
      5. Dışkıda Lökosit bulunmaz.
    • içeri giren tip
      1. Genellikle ince bağırsağın distal kısmında
      2. mikroorganizma epitelden girdikten sonra sobmukoz iltihap oluşur.
      3. Ateş ile diyare’nin birleşmesi görülür.
    • İstilacı tip
      1. Genellikle kalın bağırsakta
      2. Epitel hücrelere girip parçalar.
      3. Entero, sito- toksin oluşturması mümkündür.
      4. Kanlı-mukuslu dışkı
      5. çoğunlukla ateşli hastalık
      6. Dışkıda granulositte rastalnır.

Laboratuvar teşhisi

  • Kültür
    1. Büyüme davranışı
    2. Biyokimyasal reaksiyon
    3. Antijen yapısı
    4. Ribozomal protein analizi
  • Toksin tespiti
    1. Hücre kültürü
    2. antijen-elisa
  • Moleküler biyolojik yöntem
    • Virülans gen
  • Antikor tespiti: genellikle daha az önemli

İnvajinasyon

Tıbbi bağlamda invajinasyon, bağırsağın bir bölümünün kendi içine doğru uzaması olgusunu ifade eder. Bu, bağırsakta tıkanmaya neden olabilen ciddi bir durum olan bir tür invajinasyondur.

İnvajinasyon / İntususepsiyon: Bu, bağırsağın bir kısmının bir sonraki kısma kayarak tıkanıklık yaratması durumunda meydana gelir. Bu, katlanabilir bir teleskobun bir parçasının başka bir parçanın içine kaymasına benzetilmektedir.

  • İnvajinasyon, 3 yaşın altındaki çocuklarda bağırsak tıkanıklığının en yaygın nedenidir. 500 çocuktan 1’ini etkiler.
  • İnvajinasyonun tipik belirtileri kolik karın ağrısı, kusma ve kanlı dışkıdır. Bu belirtiler ani ve şiddetli olabilir.
  • Baryum kontrast çalışmaları ve ultrason invajinasyon için en yaygın tanı araçlarıdır. Bu görüntüleme teknikleri bağırsağın detaylı görüntülenmesini sağlar.
  • Tekrarlayan transabdominal redüksiyon çoğu vakada intususepsiyon için en etkili cerrahi olmayan tedavi yöntemidir. Bu teknik, istila edilmiş segmentin dışarı atılması için karın üzerine hafif bir baskı yapılmasını içerir.
  • Laparoskopi ve robotik cerrahi invajinasyon için minimal invaziv tedavi seçenekleridir. Bu prosedürler daha kısa iyileşme süreleri ve daha az cerrahi travma sunar.

This content is available to members only. Please login or register to view this area.

Patofizyoloji

Segmental Tutulma: İnvajinasyon yapan segmente “intussusceptum”, girdiği segmente ise “intussuscipiens” adı verilir.
Ortak Bölgeler: Çocuklarda en yaygın bölge, ince bağırsağın kalın bağırsakla buluştuğu yerdir (ileoçekal bileşke). Yetişkinlerde ince bağırsakta veya kolonda meydana gelebilir.

Nedenler

Çocuklarda: Çoğunlukla idiyopatiktir ancak lenfoid hiperplazi veya Meckel divertikülü ile ilişkili olabilir.
Yetişkinlerde: Polip, tümör veya skar dokusu gibi patolojik bir öncü nokta ile ilişkili olma olasılığı daha yüksektir.

Belirtiler

Karın Ağrısı: Tipik olarak şiddetli ve aralıklıdır.
Frenk Üzümü Jölesi” Dışkı: Kan ve mukus karışımı nedeniyle.
Kusma ve Uyuşukluk: Çocuklarda yaygındır.
Palpe Edilebilen Karın Kitlesi: Bazı durumlarda hissedilebilir.

Teşhis

Ultrason: Tipik olarak ilk teşhis testi, karakteristik “hedef işaretini” gösterebilir.
CT Taraması: Yetişkinlerde tanıyı doğrulamak ve herhangi bir öncü noktayı belirlemek için kullanılır.

Click here to display content from YouTube.
Learn more in YouTube’s privacy policy.

Tedavi

Baryum veya Hava Lavmanı ile Azaltma: Cerrahi olmayan bu yaklaşım çocuklarda genellikle başarılıdır.
Cerrahi: Cerrahi olmayan yöntemlerin başarısız olması veya perforasyon, nekroz gibi komplikasyonların varlığında gereklidir.

Komplikasyonlar

Bağırsak Nekrozu: Kan akışının bozulması nedeniyle.
Perforasyon: Peritonite yol açar.

Tarih

Bağırsağın bir bölümünün komşu bölüme kayması durumu olan intusepsiyon, yüzyıllardır bilinmektedir ve belgelenmiştir. Durumun erken anlaşılması sınırlıydı ve tedavi seçenekleri çoğu zaman etkisiz, hatta zararlıydı.

Antik ve Orta Çağ Açıklamaları

İnvajinasyonun en eski kayıtlı açıklamaları eski tıbbi metinlerde bulunabilir. MÖ 1550’de, bir Mısır tıp metni olan Edwin Smith Papirüsü, bir çocukta kusma ve karın ağrısı semptomlarıyla birlikte bir intususepsiyon vakasını tanımlıyordu.

Orta Çağ boyunca invajinasyon gizemli ve zorlayıcı bir durum olarak kaldı. Cerrahlar sıklıkla bağırsağın etkilenen kısmının manuel olarak küçültülmesi ve hatta amputasyonu gibi sert önlemlere başvurdu. Bu müdahaleler sıklıkla komplikasyonlara ve yüksek ölüm oranlarına neden olmuştur.

Tanı ve Tedavide Erken Gelişmeler

18. ve 19. yüzyıllarda bağırsağın anatomisi ve fizyolojisinin anlaşılmasında önemli ilerlemeler kaydedildi. Bu bilgi, intususepsiyonun daha doğru teşhis edilmesine ve tedavi stratejilerinin geliştirilmesine yol açtı.

1777’de Fransız doktor Jean-Baptiste Bouillaud, bağırsağın görselleştirilmesine ve invajinasyonun tanımlanmasına olanak tanıyan baryum kontrast çalışmaları kavramını tanıttı. Bu teşhis aracı, durumun tedavisinde devrim yarattı.

Kontrastlı Lavmanın Geliştirilmesi ve Tekrarlayan Transabdominal Redüksiyon

20. yüzyılın başlarında, baryum sülfat solüsyonunun kullanıldığı radyolojik bir prosedür olan kontrast lavmanının kullanılmaya başlanması, invajinasyon için birincil tanı ve tedavi yöntemi haline geldi. Bu teknik, istila edilmiş segmentin invaziv olmayan ve etkili bir şekilde azaltılmasına izin verdi.

1907’de Amerikalı çocuk doktoru Alfred Hess, invajinasyona uğramış segmentin dışarı atılması için alt karın üzerine hafif bir baskı içeren bir manevra olan tekrarlayan transabdominal redüksiyon konseptini tanıttı. Bu tekniğin vakaların çoğunda etkili olduğu gösterilmiştir.

Tıbbi Görüntüleme ve Minimal İnvazif Cerrahide Gelişmeler

20. yüzyılın ortalarında ultrason ve bilgisayarlı tomografi (BT) taramalarının geliştirilmesi, invajinasyon tanısını daha da güçlendirdi. Bu görüntüleme yöntemleri bağırsağın ve invajinasyonun boyutunun daha net görüntülenmesini sağladı.

Minimal invazif cerrahinin ortaya çıkışıyla birlikte laparoskopi ve robotik cerrahi teknikleri invajinasyon yönetimine alternatif yaklaşımlar olarak ortaya çıktı. Bu prosedürler daha kısa iyileşme süreleri ile daha az invazif tedavi seçenekleri sunar.

Kaynak

  1. Marinis, A., Yiallourou, A., Samanides, L., Dafnios, N., Anastasopoulos, G., Vassiliou, I., & Theodosopoulos, T. (2009). “Intussusception of the bowel in adults: A review.” World Journal of Gastroenterology, 15(4), 407-411.
  2. Navarro, O., & Dugougeat, F. (2004). “Intussusception in children: current concepts in diagnosis and enema reduction.” Radiographics, 24(2), 367-379.

Click here to display content from YouTube.
Learn more in YouTube’s privacy policy.