Sinonim: Pyuria, Pyurie.
İdrarda irin bulunmasıdır. (Bkz; Piy–üri).
- Bu durumda irine sebep olan beyaz kan hücreleri de idrarda bulunur.
Tıp terimleri sözlüğü
Mikroskop (Eski Yunanca μικρός (mikrós) ‘küçük’ ve σκοπέω (skopéō) ‘bakmak (bakmak); incelemek, teftiş etmek’) –>Yeni Latincedeki microscopium kelimesinden türemiştir.
Çıplak gözle görülemeyecek kadar küçük nesneleri incelemek için kullanılan bir laboratuvar aletidir. Küçük nesneleri incelemek için kullanılan optik aletlere veya çok küçük nesneleri görüntülemek için kullanılan aletlere (Elektron mikroskobu vs.) denir.
Mikroskopi, mikroskop kullanarak küçük nesneleri ve yapıları inceleme bilimidir.
Biyolojik mikroskop genellikle hücreleri, dokuları ve diğer biyolojik örnekleri gözlemlemek için tasarlanmış bir optik mikroskop türüdür. Birden fazla objektif lens takılabilir, bu da bu mikroskoplara 10x – 1.000x veya daha fazla herhangi bir yerde değişebilen bir büyütme sağlar.
Mikroskoplar nesnelere daha yakından bakmamızı, çıplak gözle görülebilenin ötesini görmemizi sağlayan araçlardır. Onlar olmadan hücrelerin varlığı, bitkilerin nasıl nefes aldığı ya da kayaların zaman içinde nasıl değiştiği hakkında hiçbir fikrimiz olmazdı.
Işık mikroskopları olarak da adlandırılan mikroskoplar büyüteç gibi çalışır. Işığı büken kavisli cam veya plastik parçaları olan mercekler kullanırlar. İncelenecek nesne bir merceğin altında durur. Işık nesneden merceğe geçerken, mercek nesnenin daha büyük görünmesini sağlar.
Mikroskoplar yaşam bilimleri araştırmalarında temel dayanak noktasıdır, ancak görüntüleme alanındaki ilerlemeler kullanımlarının bilim ve teknolojinin birçok alanına yayılmasını sağlamıştır. Farklı hücre türlerini görüntülemek, klinik numuneleri analiz etmek ve nanomalzemeleri taramak için yaygın olarak kullanılırlar.
Image copyrightSCIENCE PHOTO LIBRARYBilim insanları, test aşamasındaki yeni bir Alzheimer ilacının beyinde oluşan protein plaklarını temizlemeyi başardığını ve tedavi konusunda büyük bir potansiyele sahip olduğunu açıkladı.
Ancak yine de uzmanlar test aşamasındaki Aducanumab adlı ilacın başarısı konusunda temkinli.
Ancak haftalık bilim dergisi Nature’da yayımlanan bir makale, ilacın Alzheimer hastalığına bağlı hafıza kaybını önlemeyi başardığı ifade ediliyor.
İlacın etkinliğinin ölçülmesi için daha geniş çaplı testler uygulanmaya başlanmış durumda.
Beyindeki amiloid birikimini kırmak uzun yıllardır Alzheirmer tedavisi çalışmalarında hedeflenen bir konuydu.
165 hasta üzerinde yapılan testlerden elde edilen ilk bulgular Aducanumab ilacının yan etkilerinin büyük olmadığı şeklindeydi.
Bir yıl boyunca yürütülen çalışmalar sonucunda ilacın dozu artırıldıkça, beyindeki protein plaklarının da daha etkin bir biçimde temizlendiği görüldü.
Daha sonra araştırmacılar hastaların hafıza durumunu teste tabi tuttu ve ilacın hafıza kaybını durdurmayı başardığı sonucuna vardı.
Ancak testler sürecinde 40 hasta yoğun baş ağrısı gibi yan etkiler nedeniyle testlerden ayrılmak durumunda kaldı.
İlacın dozu artırıldıkça yan etkilerin de arttğı gözlemleniyor.
Araştırmaların bundan sonraki aşamaları iki safhadan oluşacak. Alzheirmer hastalığına yeni yakalanmış 2 bin 700 kişi belirlenecek ve ilacın hafıza kaybı üzerindeki etkileri test edilecek.
Image copyrightALAMYİlacın geliştirilmesi aşamasında Zürih Üniversitesi araştırmacılarıyla birlikte görev alan Biogen şirketinden Alfred Sandrock, “Yeni safhaya bir an önce geçmeliyiz. Umarım şu ana kadarki bulguları teyit edebiliriz” diye konuştu.
Ancak bugüne kadar denenen Alzheimer ilacı çalışmaları büyük hayal kırıklıklarıyla sonlandı. En son 10 yıldan fazla bir süre önce bir Alzheimer ilacı lisans alabilmişti.
Bilim insanları ilk bulguları memnuniyetle karşılasa da temkinli olunması gerektiğini ifade ediyor.
İngiltere Alzheimer araştırmaları derneğinden David Reynolds, “İlk bulgular büyük bir potansiyele işaret ediyor. Alzheimer tedavisi için yeni ve etkin bir ilaç ufukta gözükmüş olabilir” diyor.
Ancak İskoçya’daki Edinburgh Üniversitesi’nden Dr Tara Spires-Jones, “Temkinli bir iyimserlik içerisindeyim. Daha önce bir sürü ilacın dar örneklemde iyi sonuçlar verdiğini ancak geniş gruplar üzerinde denendiğinde başarısız olduğunu gördük” yorumunu yapıyor.
Sinonim: hemothorax
Plevra boşluğunda kan birikmesidir. (Bkz; Hem-o-toraks)
Hemotoraks, kanın göğüs kafesinde biriktiği özel bir plevral efüzyon şeklidir. Plevral efüzyonun hematokriti, tanımı gereği, kandaki hematokritin yarısından fazla olmalıdır.
Bir hemotoraks, genellikle plevral boşluğa hava akışı (pnömotoraks) ile ilişkilidir, böylece bir hemopnömotorakstan söz edilebilir.

Hemotoraksa, intratorasik damarların rüptürü (nadiren spontan rüptürler) veya mediastende organların delinmesi (örn. Yemek borusu) ile travma neden olur.
Semptomatik nefes darlığı veya torasik organların kritik şekilde sıkışması durumunda hemotoraks göğüs drenajı ile giderilmelidir.
Kanamanın kaynağı görüntüleme veya torakoskopi kullanılarak belirlenmelidir. Genellikle ameliyatla emzirilmesi gerekir.

Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.