Yaratıcı biliş literatüründe “duş etkisi” olarak adlandırılan fenomen, bireyin düşük bilişsel yük gerektiren monoton bir fizyolojik aktivite sırasında — özellikle sıcak su etkisi altında, akustik olarak maskelenmiş bir ortamda ve sosyal uyaranlardan yalıtılmış durumda — önceden çözülememiş bir probleme yönelik ani, belirgin ve yüksek özgüvenle ilişkili bir içgörüsel çözüm yaşaması şeklinde tanımlanmaktadır. Bu tanım üç bileşeni içermektedir: (i) fizyolojik ortamın niteliği (sıcaklık, akustik maskeleme, dokunsal ritmik stimulus, izolasyon), (ii) bilişsel yükün düşük olduğu otomatik pilot modu, (iii) “Aha!” anı olarak da adlandırılan insight fenomenolojisinin ortaya çıkışı. Operasyonel tanım açısından, söz konusu fenomenin varlığından söz edebilmek için bireyin çözüme ani bir şekilde ulaştığını, çözümün doğruluğuna ilişkin yüksek bir öznel güven duyduğunu ve çözüm öncesi aşamada bilinçli bir çaba göstermediğini raporlaması gerekmektedir.
Ansiklopedik bağlamda bu fenomen, “tetiklenmemiş spontan insight” kategorisi altında sınıflandırılır. Kounios ve Beeman (2014) tarafından önerilen sınıflandırmada, insightlar çözüm sürecinin doğasına göre ikiye ayrılır: çözücü (analytic) insightlar, mantıksal adımlarla ilerleyen ve bireyin çözüm sürecini açıkça takip edebildiği durumlardır; buna karşılık yaratıcı (creative) ya da “Aha!” tarzı insightlar, süreç öncesi bir “zihinsel körlük” evresi içerir ve çözüm ani bir şekilde bilinç düzeyine yükselir. Duş sırasında gözlenen fenomen, ikinci kategorinin tipik bir örneğidir; çünkü birey, çözüme ulaşma sürecinin bilinçli bir çaba içermediğini, fikrin “kendiliğinden” ortaya çıktığını rapor eder.
Tanımsal olarak dikkat edilmesi gereken bir nokta, duş etkisinin yaratıcılığın kendisi ile özdeşleştirilmemesidir. Yaratıcılık, hem orijinal (özgün, alışılmamış) hem de uygun (probleme çözüm getiren) bir ürünün ortaya çıkması sürecini ifade eden daha geniş bir kavramdır. Duş etkisi ise bu sürecin yalnızca belirli bir evresine — aydınlanma (illumination) evresine — işaret eden bir fenomendir. Dolayısıyla ansiklopedik tanım, fenomenin kapsamını yalnızca ani içgörü anı ile sınırlandırmakta; hazırlık, kuluçka ve doğrulama evrelerini dışarıda bırakmamakla birlikte, onları ayrı başlıklar altında ele almayı gerektirmektedir.