1999 yılında, UC Irvine’den Chen, Burton, Greenberger ve Dmitrieva isimli dört bilim insanı Evolution and Human Behavior dergisinde bir makale yayımladılar. Makale; tarih öncesi insanların yer değiştirme örüntüleri ve gen havuzu dağılımları üzerine yoğunlaştı. Esasında araştırmacılar; dopamin reseptörü (DRD4) ile Dikkat Eksikliği Bozukluğu (Attention Deficit Disorder) arasındaki bağlantıları araştırıyorlardı. Fakat çalışmayı yürütürken, garip bir korelasyon keşfettiler: DRD4 genine sahip insanlar maceraperest ve göçebe olmaya daha yatkınlardı. Ve araştırmanın bu gene sahip hemen hemen bütün katılımcılarının uzun bir seyahat geçmişi olduğunu fark ettiler.
Araştırma sonucundan bir kesit şu şekilde:
“Geçmiş çalışmalarda da DRD4 geninin uzun allellerinin değişiklik arayan kişilik, hiperaktivite ve risk-alma davranışları ile bağlantılı olduğu ortaya konmuştu. Dolayısıyla gezgin davranışların, genellikle acımasız, sık sık değişen, daima yeni uyaranın yer aldığı çevrelere göç eden ve hayatta kalma durumuna dair zorluklarla karşılaşan göçebe toplumlara uygunluğu üzerine tartışmak oldukça makuldür.”
Sonuçlar; populasyon içerisindeki DRD4 geninin uzun allellerine ait oran ile tarih öncesi makro-göç hikâyeleri arasında çok güçlü bir ilişki olduğunu ortaya koydu. İstatistiksel olarak bu korelasyon r = .85 (p < .001) olarak hesaplandı. Yani ne kadar uzağa göç edilmişse, o toplulukta DRD4 uzun alleli o kadar yaygın.
Bu bulgu, 2011’de Matthews ve Butler tarafından American Journal of Physical Anthropology‘de yayımlanan bir çalışmayla daha da güçlendirildi. Araştırmacılar, bu ilişkinin rastlantısal genetik süreçlerle (drift, karışım) açıklanıp açıklanamayacağını test ettiler. Sonuç: DRD4-7R ve 2R allelleri ile Afrika dışına göç mesafesi arasındaki bağlantı, yalnızca tesadüfle açıklanamayacak kadar güçlüydü.
DRD4 taşıyıcıları genetik olarak göç etmeye meyilli insanlardı, fakat insan gen havuzunun yalnızca küçük bir kısmı bu karakteri içeriyordu. Populasyonun büyük çoğunluğu sınırlı miktardaki toprağı kullanmak için yöntemler geliştirmeyi tercih ederken, DRD4 maceraperestleri aktif olarak belirli bir çevrede kaynaklardan daha fazla fayda sağlayabilmek için ıssız topraklar aradılar.
Bu seyahat tutkunları, insan topluluklarının Mezopotamya’dan çıkmalarında ve Avrupa, Asya, Afrika ve Amerika’ya yayılmalarında önemli bir itici güç oldu.