Kansere Karşı Baskılayıcı Miyeloid Hücrelerini Farklılaştırmak

Kansere Karşı Baskılayıcı Miyeloid Hücrelerini FarklılaştırmakKanser tedavisi için bağışıklık sistemi üzerinden geliştirilen veya bağışıklık sistemini uyararak tedavi sağlamayı hedefleyen immünoterapiler kısmen başarılı sonuçlar ortaya çıkarmaktadır. Bunu sağlayan şey de; tümör mikro-çevresindeki bağışıklık hücrelerini baskılayıcı etkinin bir biçimde önüne geçilmesidir.

Şimdi ise, Amerika Philedelphia’daki University of Pennsylvania bünyesinde bulunan Wistar Institute araştırmacılarının öncülüğünde gerçekleştirilen bir çalışmada, polimorfonükleer miyeloid-seri baskılayıcı hücrelerinin; (PMN-MDSCs) vücudumuzdaki en yaygın beyaz kan hücreleri olan nötrofillerden LOX-1 proteinini sentezleyerek farklılaşabileceği gösterildi.

Bahsi geçen PMN-MDSC hücreleri, çekirdeği bölünmüş ve parçalı halde olduğundan birden fazla çekirdeğe sahipmiş gibi görülen, miyeloid kök hücrelerinden farklılaşarak tümör baskılayıcı veya durdurucu diyebileceğimiz özellikler kazanan hücrelerdir. Bu hali ile, kemik iliği kök hücreleri olarak bilinen miyeloid hücrelerden oluşan başka bir bağışıklık hücre tipi olan nötrofillerden farklılaşabilmeleri kanser hastaları için de geliştirilebilir tedaviler anlamına gelebilir.

Yukarıda bahsi geçen LOX-1 proteinin de ilgili genden sentezlenmesi koşulu ise moleküler olarak şunu ifade etmektedir: Yağ metabolizmasına bağlı olarak hücre içi bir takım mekanizmaların ve sinyallerin harekete geçirilmesi dolayısıyla uyarılan lektin-tipi yükseltgenmiş LDL (düşük yoğunluklu lipoprotein) reseptörü (LOX-1) üretimi.

Bu LOX-1 proteinini sentezleyen nötrofiller, sağlıklı insanlarda yapılan analizlerde neredeyse tespit edilemeyecek kadar az bulunmaktadır. Buna karşılık tümörlü dokularda bu tip nötrofillere sıkça rastlanmaktadır. Dahası, sağlıklı insanlardaki nötrofillerin (canlı vücudu dışında) in vitro olarak endoplazmik retikulum gerilimine maruz bırakılması LOX-1 sentezini artırmakta ve baskılayıcı fonksiyonların gelişmesini sağlamaktadır.

Araştırmacılar, bu verilerin, LOX-1 sentezleyen polimorfonükleer miyeloid-seri baskılayıcı hücrelerinin kanser hastalıkları için immünoterapiler geliştirmekte kullanılabileceği savını destekler nitelikte olduğunu belirtiyor.

 


Kaynak :

Science Immunology, Lectin-type oxidized LDL receptor-1 distinguishes population of human polymorphonuclear myeloid-derived suppressor cells in cancer patients, Science Immunology, 5 Ağustos 2016, immunology.sciencemag.org/content/1/2/aaf8943.article-info, DOI: 10.1126/sciimmunol.aaf8943

Orjinal yazı: Bilimfili

Low Density Lipoprotein (LDL)

  • Düşük yoğunluklu yağ proteinleri. (bkz: low) (bkz: density) (bkz: lipoprotein)
  • VLDL’nin (çok düşük yoğunluklu lipoprotein) modifikasyonundan sonra oluşan kolesterolden zengin lipoproteinlere (yoğunluk sınıfı 1.019-1.063 g / ml) düşük yoğunluklu lipoproteinler denir. LDL’nin fizyolojik görevi, kolesterolü karaciğerden ekstrahepatik dokuya taşımaktır.
  • Görevi, karaciğerden cholesterini extra hepatik dokuya taşımaktır.
  • Chalin sarılı vesikel-endosomen-lysosomen yoluyla ldl alınır.

LDL, yaklaşık% 50 kolesterolden, geri kalanı yaklaşık olarak eşit oranlarda protein ve fosfolipidlerden oluşur. LDL apolipoproteininin fonksiyonel olarak önemli ve karakteristik özelliği, hedef hücrelerin hücre membranlarında bulunan LDL reseptörü için bir ligand görevi gören ApoB-100’dür.

Bazı yazarların bir LDL lipoproteini olduğunu düşündüğü lipoprotein (a), apolipoprotein apo (a) ‘yı da içerir. Metabolizması büyük farklılıklar gösterir.