İçeriğe geç
Biyoloji Makaleler

Nabzı atan kadavra olgusu

Nabzı atan kadavra olgusu
Ölü insanImage copyrightGETTY

Bazı vücut fonksiyonları hala yerinde olan insanlar nasıl oluyor da ölmüş sayılıyor?

Nabızları hala atan, idrar üreten, bedenleri sıcak olan, karınları guruldayan, yaraları iyileşen, mideleri yemek sindiren insanlar nasıl olur da hukuken ve tıbben ölü kabul edilir?

Bu insanlar kalp krizi de geçirebilir, nezle olabilir, yatak yaraları çıkabilir. Kızarıp terleyebilirler; hatta bebekleri bile olabilir. Ama ölüdürler.

Bunlara nabzı atan kadavralar deniyor. Beyin ölümü gerçekleşmiş, ama organları hala işliyor, nabızları atıyordur.

Bu vakaların tıbbi bakım masrafları birkaç hafta için 200 bin doları bulur. Ama teknik olarak ölü sayılsa da biraz şans ve epeyce yardımla bedenin aylarca, hatta yıllarca canlı kalması sağlanabilir.

TestImage copyrightGETTY
Image captionÖnceleri hastalarda yaşam belirtisi bulmak için meme uçlarına kıskaç tutturulurdu.

Nabzı olan bu kadavralar bilincini yitirmiş komadaki hastalarla karıştırılmamalıdır. Bu insanlar tepki vermese de beyin işlevleri kısmen de olsa sürmekte, uyku ve uyanıklık döngüsü devam etmektedir. Komadaki hastanın tam iyileşme gösterme ihtimali de vardır.

Bitkisel hayat durumu ise daha ciddidir. Bu hastalarda beynin bilinçli kısmı geri dönülmez bir şekilde hasara uğramıştır. Bir daha hiç bilinçleri yerine gelmeyecek olsalar da ölmüş de değillerdir.

Nabzı atan kadavra sayılmak için beynin tümüyle ölü olması gerekir. Nefes alma gibi kritik bedensel işlevleri yerine getirmekle görevli beyin kökü de ölü olmalıdır. Ama diğer organlar vücudun komuta merkezinin ölmüş olmasından sandığımız kadar etkilenmeyebilir.