Yürek

Moğolcada cirüke → Eski Türkçede yürek, kalp Akadça ḳablu → Arapçada ḳalb قلب  yürek → kalp Latincede(n); kor (cor), kordis (cordis). Yunancada; kardia(καρδία) kelimesi kalbe ait demektir. Kalp, orta mediastende perikardiyal boşlukta yer alan dört odacıklı (2 kulakçık, atrium ve 2 karıncık, ventrikül), kaslı içi boş bir organdır. Kalp kütlesinin üçte ikisi, medyan düzlemin solundadır. Kaslı bir … Devamını oku

Lenfatik drenaj

Lenf, vücut dokularından lenf kılcal damarları tarafından boşaltılır, daha sonra lenfatik damarlar ve ikincil lenfatik organlarda dolaşır. Lenf, torasik kanal ve sağ lenfatik kanal yoluyla kan dolaşımına yeniden girer. Şil (lenf ve trigliseridler) sindirim sırasında bağırsaktan alınır ve torasik kanal yoluyla venöz sisteme boşaltılması için taşınır. Torasik kanal: sağ kol, göğüs kafesinin sağ tarafı ve … Devamını oku

Purkinje lifleri

Çek fizyolog ve politikacı Jan Evangelista Purkyně (1869- ?) tarafından keşfedilmiştir. Kalp kası içindeki kas liferidir. Elektriksel uyarının karıncık içinde çok hızlı yayılmasını ve karıncığın düzenliolarak kasılmasını sağlar. Sağlıklı bir insanın kalbinde iletim hızı en yüksek olan yapıdır. 1)Histoloji Purkinje lifleri his demetlerinin (Tawara demeti) devamıdır ve subendokardiyal olarak oda duvarına ve papiller kaslara bağlanır. … Devamını oku

Rima glottidis

Rima glottidis, gırtlaktaki ses telleri (plica vocales) arasındaki yarık veya açıklığı ifade eder. Fonasyon, solunum ve solunum sistemindeki koruyucu mekanizmalarda çok önemli bir rol oynar. Anatomik ve işlevsel olarak rima glottidis, her biri farklı işlevlere sahip iki kısma ayrılır ve konfigürasyonu konuşma, nefes alma ve Valsalva manevrası gibi belirli manevraları yapma gibi çeşitli fizyolojik aktivitelere … Devamını oku

Depolarizasyon

Depolarizasyon, tıpta ve biyolojide biyolojik bir hücre zarı boyunca yük farkı veya potansiyelindeki değişim sürecini tanımlamak için kullanılan bir terimdir. “Depolarizasyon” terimi, zıt yüklerin ayrılmış olması durumunu ifade eden “polarizasyon” kelimesinden gelmektedir. Biyolojik sistemlerde, hücre zarları normalde polarizedir, yani hücrenin içi ve dışı arasında elektrik yükü farkı vardır. Bu fark, iyon kanalları aracılığıyla iyonların hücre … Devamını oku

Peristaltik

Yunancada çevreden kanala, yola getirmek manasına gelir. (bkz: peri–staltik) Düz kas hücrelerinin lokal olarak senkronize aktivitesinin neden olduğu içi boş organların (örneğin bağırsak, üreter, tuba uterina) bir hareket modelidir. Solucanların hareketini andıran boyuna ve dairesel kasların dalga benzeri kasılma ve gevşeme evreleri peristalsis için karakteristiktir. İlişkili sıfat peristaltiktir. Besin boğaz ulaştığında yutma refleksi ile epiglottis … Devamını oku

Mide özsuyu

Sinonim: Gastric juice. Latincesi: Succus gastricus Enzimce zengin bir sıvı olan mide özsuyu , midenin mukoza tabakası tarafından üretilip mide lumenine aktarılır. Alınan besinlerin sindirimini sağlar. Mide özsuyunda su dışında HCl, pepsinogen, pepsin, muzine, ve bikarbonat bulunur. Intrinsic factor ve az sayıda lipaz bulunur. Mide öz suyunun ph ı 1 ve 1.5 arasındadır. Fizyoloji Günlük … Devamını oku

Safra kesesi

Latincesi; Vesica biliaris veya Vesica fellea.  (bkz: vesica) (bkz: biliaris ) Yunancası; Kolesist. Bkz; Kole–sist 30-80 ml safra depolayan organ işlevindedir. Suyun mahrumeyitinde safra şişer ve bununla birlikte daha çok safra depolayabilir. Anatomi Safra kesesinin boynunda ve kistik kanalda, bir kapatma cihazı olarak hizmet eden ve safranın dışarı akmasını önleyen, pliksi spiralis (Heister valf) bir spiral mukoza … Devamını oku

Perfüzyon

Tıpta perfüzyon terimi, sıvıların organlar, dokular (örneğin kalp kası dokusu) veya kan damarları (örneğin koroner damarlar) yoluyla akışını ifade eder. Çoğunlukla bu terim organların perfüzyonu (hemoperfüzyon) ile eşanlamlı olarak kullanılmaktadır. Kanın fizyolojik perfüzyonuna ek olarak, dolaşım veya tek tek organlara sıvı verilmesi de (örneğin enjeksiyon yoluyla) perfüzyon olarak tanımlanabilir. Bir sıvının bir dokudan akışı sadece … Devamını oku

Koma

Tanım Koma, hastanın uyandırılamadığı ve uyaranlara uygun şekilde yanıt veremediği uyandırılamayan bilinçsizlik durumudur. Klasik olarak kapalı gözler, amaçlı hareketlerin eksikliği ve kendinin veya çevrenin farkında olmama ile karakterize edilir (. Fizyolojik olarak koma, beynin uyarılma sistemlerindeki bir başarısızlığı yansıtır: Beyin sapındaki (uyanıklığı koruyan) yükselen retiküler aktive edici sistem (ARAS) işlevsiz olduğunda veya her iki serebral … Devamını oku